li na etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
li na etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2013 Salı

WTA İSTANBUL




Biraz geç de olsa bir WTA İstanbul yazısı yazmazsak olmaz.

Daha az beklenen bir final eşleşmesi ve beklenen sonuçla WTA sezon sonu turnuvası İstanbul'a veda ederek Singapur'a gitti. Niye 5 yıllığına gitti onu bilmiyorum. Biz niye 3 yılla yetindik? :(

Grup maçlarından itibaren zevkli mücadeleler seyrettik.

Azarenka turnuvaya aslında biraz tutuk başladı. Son maçında da sakatlanınca beklenen S.Williams-V.Azarenka finali gerçekleşmedi.

Radwanska ilk maçını kaybederek başladığı turnuvada beklenen performansı sergileyemedi bence. Murray'İn övgüsüne mazhar olmuş çeşitli oyunu yoktu. Basın toplantısında da toplar tüylü kort yavaş diye homurdanmış.. En sevmediğim insan tipi.

Sara Errani'nin yüzü teklerde de çiftlerde de 1 maç olsun gülmedi :(



Yarı final eşleşmeleri Kvitova-Li ve Williams-Jankovic şeklinde oldu.

Li-Kvitova maçında seyirci bariz şekilde Li'nin tarafındaydı. Kvitova da beklenen mücadeleyi ortaya koyamadı ve Li adını finale yazdırdı.

S. Williams-J.Jankovic maçı ise özellikle Jankovic'in gayretleriyle çok daha zevkliydi.
Serena oldukça tutuk ve her zamankinden daha somurtkan başladığı maça konsantre olmakta zorluk çekti. Servisini kırdırdığında Serena Williams'a tenis ilahesi gözüyle bakan ve bir puanı bile Jankovic'e vermeyeceğini düşünen sevgili arkadaşım @massontrikrom başta olmak üzere, tüm seyirciler neler oluyor böyle demekten kendini alamadı.
İsteksizce koşmayarak da problemli bir görüntü çizdi.

Jankovic'se mücadeleyi hiç bırakmadı. Daha korta girişlerinde bariz şekilde kendini belli eden Serena çılgınlığına rağmen (burada görüldüğü üzere) Jankovic'in bu mücadelesi elbette desteksiz kalmadı. Maç sonunda da korta girişinden çok daha coşkulu alkışlandı.


S.Williams-Li Na mücadelesi ise yine Serena'nın tutuk oyunlarıyla Li'ye dönük bir ibreyle başladı. Ancak hem Serena biraz kendine geldi hem de Li 2. setin ortalarında oyundan düştü ve WTA İstanbul'un son şampiyonu Serena Williams oldu.




20 Ekim 2013 Pazar

WTA İSTANBUL-Son Dem





3 yıllık heyecanın maalesef son yılına geldik. Dünya'nın en iyi ilk 8 kadın tenisçisini son kez ağırlayacağız.Darısı ilk 8 erkek tenisçisinin başına diyelim. (seni yeneceğiz London!)

Serena Williams, Victoria Azarenka, Li Na (ya da hangi hece önce yazılıyorsa artık), Agnieszka Radwanska, Jelena Jankocic, Angelique Kerber, Petra Kvitova, Sara Errani bu son yılda bizimle olan isimler.

Maria Sharapova mızıkçılık yapıp katılmayacağını açıkladı. Sakatlanmış hanımefendi. Bizim tenis topunun rengini bilmeyen insanımızın bildiği tek tenisçi olmanın verdiği şımarıklıkla...(tamam tamam abartmıyım daha fazla, sakatmış işte..)


Gerçi Rus ve Bulgar basınında şahane dedikodular dönüyormuş hamile olduğuna dair. Bir klinikte görülmüş falan.  (Baby federer'e bak sen!) Üstelik basın sözcüsü de bu konuda konuşmak istemiyorum diyerek heyecanı arttırdı. Vuuuu!! Ancak bugün böyle haberlerle gündeme gelinmek istenmediği belirtilerek de bütün dedikodu kursakta kaldı. (Aaaaa.. :(..)

Neyse efenim..
Kuralar çekildi.

Kırmızı Grup: Serena Williams, Agnieszka Radwanska, Petra Kvitova, Angelique Kerber.

Beyaz Grup: Victoria Azarenka, Li Na, Sara Errani, Jelena Jankovic.

Görünen Serena-Vika finali.



Gelişmelerle tekrar karşınızda olacağız..

2 Temmuz 2013 Salı

Wimbledon 2013 Kadınlar Yarı Final Eşleşmeleri

Kadınlar yarı final eşleşmeleri

Radwanska-Lisicki

Filipkens-Bartoli




Wimbledon için şüphesiz beklenmedik eşleşmeler. İçinde Azarenka, Sharapova, Williams olmayan bir eşleşme ki zaten sadece Sabine Lisicki-Serena Williams maçını izledim, bu da turnuvaya olan heyecanımı özetliyor sanırım.








Lisicki-Serena maçı Serena'nın iyi gününde olmamasının da etkisiyle beklenmedik bir şekilde sonuçlandı. Ama burada Lisicki'ye haksızlık yapmayalım. Servislerini oldukça etkili kullandı. Oyun içindeki vuruşları da oldukça iyiydi. Hatta bu oyunuyla bahis şirketlerinden turnuva şampiyonu için en düşük oy oranını da almayı başardı. Daha sonra çeyrekte Kala Kanepi'yi devirdi ve ayrı finale adını yazdırdı.










Radwanska aslında sakatlıklarla da boğuşuyor. En azından görüntü o. Li Na'yı elemesi de bu halde beklenen bir şey değildi.Yüzde yüzünü verebileceği bir maç olmayacağını düşünürsek Lisicki karşısında şansı fazla görünmüyor.








Ama Aga gücüyle olmasa da taktiksel olarak bunun üstesinden gelebilir belki. Sonuçta kendisi WTA'da Andy Murray'i heyecanlandıran tek tenisçiymiş oyun stiliyle. Oturarak-dönerek değişik vuruşlarla aldığı sayılar ve maçın gidişatına göre değiştirdiği oyunuyla bu iltifatı hakediyor tabii.







Li Na Avustralya Açık'ta bu sezona dair çok iyi sinyaller vermişti aslında. Ama oluşturduğu beklentiyi tam olarak karşılayabilmiş değil şu anda.


Flipkens-Bartoli hakkında hiç bi fikrim yok. Bartoli zıplaya zıplaya nasıl yarı finale geldi ona da şaşırdım. Çeyrekte, Avustralya Açıkta dikkatleri üzerine çeken Stephens'i eledi. Kendisi Wimbledon'da en az 2 yarı final gören 2. Fransız kadınmış.

Filipkens'in de Allah vergisi yeteneği olduğu söyleniyor.  Çok da genç değil. Çeyrekte Kvitova'yı eleyerek yarı finale yükseldi.



Bu sene Wimbledon iyice formaliteye döndü.