rafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2013 Pazar

Nadal'ın Dizleri

 NY Times Nadal'ın dizlerini konu almış


Nadal'ın 7 aylık sakatlığı sonrası ilk grand slamı olacak olan Roland Garros'ta dizler ne yapacak diye düşünürken NY Times da bu konuyla ilgili ufak bir bilgilendirme videosu yayınlamış. (ciddi ciddi 2 gün sonra sınavda bunlar çıkacak.'sınavda da nadal sorarlar!' diye yakınan bi annem olsaydı evet diyebilirdim :p)

video'ya buradan da ulaşabilirsiniz


Her sene diğer üçünden daha heyecanla beklediğimiz Roland Garros'tan bu sene ümidi kesmiştik aslında ama son 2 ayda Rafa tüm ümitlerimizi yeşertti. Toprakta Ferrer'i yendi, Djokovic'le kendini sınadı.
Şimdi neden HI8TORY olmasın diyoruz..

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Nadal'ın Squash Smaçları


Roma'da çeyrek finalin en iyi vuruşu maçı kaybetmesine rağmen Ferrer'den gelmiş. Set kaybettikten sonra tüm morali çöküyor oyundan düşüyor dediğimiz Ferrer (ki bu yönde gazetecilerden de çok soru almıştı Madrid'de) bu maçta 2. seti kazanmış. belirtmeden de geçmeyelim :)



Video'da aynı zamanda Nadal'ın bu aralar pek beceremediği file önü oyununa da dikkat çekelim. Sezon başından beri geri dönen smaçlarının peşinden koşuyor. Heyecan mı yapıyosun yavrum filenin önüne gelince? E alışık değilsin tabi :(

12 Mayıs 2013 Pazar

MADRİD FİNALİ



Wawrinka-Nadal finali Wawrinka'nın önceki maçlardaki performansı düşünülerek zevkle bekleniyordu asında ama beklenenden kolay geçti Rafa açısından.

 Nadal servis kırarak başladı maça. Wawrinka ilk servis oyununu  4-0'ken alarak durumu 4-1'e getiriyor. Set sonuna doğru backhandleri yavaştan ısınan Wawi ilk seti 6-2 veriyor.

Bence Nadal da bu kadar kolay bir ilk set olacağını beklemiyordu. İkinci set beklendiği gibi daha başa baş başladı. her iki oyuncu da servislerini kaptırmadı. 3-3'ken Rafa servis kırarak 4-3 öne geçti. Daha sonra yine kendi servislerini alarak 6-4'le noktaladı.





Wawrinka'dan daha zorlayıcı olmasını beklerdim. Aslında kendisi de performansıyla ilgili hayal kırıklığı yaşadı.









Nadal'ın tamı tamına 3 ace atmış olması sevindirici. Wawi bu konuda 5 ace'le daha üstün ama Nadal açısından oldukça iyi bir rakam. (maalesef)

Bu kupayla Nadal en çok masters1000 turnuvası kazanma rekorunu geliştimiş. 23 şampiyonlukla ilk sırada onu 21 Şampiyonlukla ikinci sırada.
Ayrıca Nadal'ın 40. toprak şampiyonluğu. Bu konuda rakiplerine fark attığını söylememe gerek yok sanırım. :)






Seyirciler arasında tanıdık isimler de vardı. Turnuva boyunca Nadal'ı yalnz bırakmayan Ramos ve Ronaldo'ya Pepe de eşlik etmiş bu sefer. Ronaldo'nun saçlarına da laf etmemeye çalışıyorum.



Kadınlarda ilk setteki çok çok etkili oyunuyla  Sharapova'yı 2-0'la geçen Serena Williams Kupanın sahibi olarak sıralamadaki yerini koruyor.



10 Mayıs 2013 Cuma

TURUNCU MADRID




Sürprizlerle dolu geçiyor Madrid günleri.

Öncelikle dikkat çekici vedalardan behsedelim.

Djokovic, baby Federer Dimitrov'a elenerek turnuvanın dikkat çekici sürprizlerinden birine imza attı ama burda Nole elendi dersek Grigor'a haksızlık yapmış oluruz. Djokovic'i oldukça yıprattı oyunuyla seyirciyi de arkasına alarak. Öyle ki aşağıdaki görüntüler ortaya çıktı!




Diğer en dikkat çekici sürpriz ise Federer'in Nishikori'ye elenmesi oldu ki bu Djokovic'in Dmitrov'a
elenmesinden daha dikkat çekici. Bu durumda Federer'in uzun süren tatilinin de etkisi olabilir.
Nadal-Youzhny maçında ise sürpriz bir sonuç çıkmadı çok şükür. Rafa çeyrek finale çıkmayı başararak Ferrer'in rakibi oldu.

Ferrer toprakta her zaman zor bir rakiptir ve Djokovic'in bile Ferrer'e karşı üstün olduğu belki de tek vurucu nokta inadıdır. Mental anlamda forehandleri kadar sağlam değil maalesef.


İlk seti 6-4 kazanan Ferrer ikinci sette de baskın bir oyun ortaya koyarak Rafa'ya ve RaFanlara ecel terleri döktürse de Rafa tie-breakle seti kazanıyor. İşte bu noktada ne oluyorsa ilk 2 set oyunu domine eden Ferrer uçup gidiyor ve final seti 6-0 Rafa lehine sonuçlanıyor.



Ferrer öğrenilmiş çaresizliğin 3D hali adeta. Geçen sene bu ikili Barcelona Açık'ta finalde karşılaşmışlardı ve yine çok çekişmeli geçen ilk set Rafa'nın olunca Ferrer ikinci sette hayalete dönüşmüştü. Maça harika başlıyor ama seti kaybedince yok oluyor. Oysa toprakta en keyif veren oyunculardan biri..


Unutmadan söyleyelim bayanlarda yarı final eşleşmeleri: Serena Williams- Sara Errani ve Maria Sharapova-Ana Ivanovic.
Sharapova- Ivanovic maçı şimdiden timeline'ları şenlendirir gibi :)







23 Nisan 2013 Salı

9 OLMADI!




Nadal açısından merakla beklenen Monte Carlo.. Gerçi ben Nadal'dan daha büyük bir heyecan ve tedirginlikle beklemiş olabilirim.

Rafa ve malum sakatlıkları.. Uzun uzun bahsettik zaten.
Bu turnuvanın öncesinde Djokovic'in de sakatlık durumu söz konusuydu. Katılıp katılmayacağını bilmediğini söyleyip durdu. maç günü katılmaya karar verdi turnuvanın favorisinin Nadal olduğunu belirterek.. (he canım he)

Çeyrek finalde 'baby Federer' Dimitrov yarı finalde Tsonga tarafından hırpalanan Nadal, yarı finali Fognini karşısında yürüyerek geçen Djokovic'e karşı.

Maç Djokovic'in servisleriyle ve servis kırmalarıyla başladı. Sette durum 5-0'ken (EVET BEŞ SIFIR!!) Nadal ilk servis oyununu alarak durumu 5-1'e getirdi. Ardından Djokovic'in servisini kırarak 5-2 yapsa da Djokovic derhal Nadal'dan servisini geri aldı ve ilk seti 6-2 kazandı.

Nadal, Djokovic'in servisini kırdığında içimizde en ufak bir ümit belirmedi sete dair. Zira Nole bir sonraki sete başlamak için önde olduğu setlerde yapar bunu. Murray'e karşı da yapmıştı geçtiğimiz yıllarda (avustralya ya da amerika açıktı. tam hatırlamıyorum) Oyunun kendi ellerinde olduğunu ezici biçimde karşısındakine hissettiriyor. Bu adam oynarken başka biri oluyor gerçekten.

2. Set Djokovic'in servisleriyle başladı. Nadal şükür uyanabilmişti. Herkes kendi servisine tutunurken Rafa durumu önce servis kırarak sonra zorlanarak da olsa kendi servisine tutunarak durumu 4-2'ye getirdi.
(hadi nadal! vamos Rafaa!! çığrışımları eşliğinde ekran karşısında hop oturup hop kalkıyoruz)

Derken Nole heyecanımızı kursağımıza düğümlüyor ve önce kendi servisini sonra da Rafa'nın servisini hanesine yazdırarak durumu 4-4'e getiriyor.
Durum 5-5'e geldiğinde -hepimizin yüreğinde şimşekler çaktırarak gökler gürleterek- Rafa bu kritik noktada servis kırıyor! 6-5!
Djokovic servisinin kırılmasına da oyun esnasında toplarının dışarı çıkmasına da aşırı reaksiyonlar verdi bu oyunda. Bu pöykürüşler, kendi kendine konuşmalar normal insalar için akli dengesini yitirme emareleri olabilir. Ama Djokovic için az sonra koparacağı fırtınaların habercisi oluyor.


Ve evet.. Djokovic gözlerini belertti!     

Rafa servisine tutunamayarak oyunun tie-break'e girmesine engel olamıyor. Djokovic tiebreak'te oldukça üstün bir performans sergileyerek Nadal'ın 9. kez tahta oturmasına engel oldu ne yazık ki..


8 kez Monte Carlo şampiyonu olarak zaten tarih yazmış bile olsanız 9.'yu kazanamamak bir yıkımdır. (ya da en azından taraftarları için öyle)

Maç sayısında Djokovic hemen orman kaçkını kimliğine bürünerek klasik tarzanlaşma sevinciyle kendinden bir kez daha nefret ettirmeyi ihmal etmedi.






Ayrıca agresif çığlıklarının ardından Wimbledon çimlerinden sonra sanırım bu kez de MonteCarlo toprağının tadına baktı.






Kupa seremonisi klasik centilmen Rafa ve galibiyet çılgınlığını üzerinden atmış dinginleşmiş Djokovic'in karşılıklı övgüleriyle geçti.




Rafa: 'Çok iyi oynadın, tebrik ederim. Favori turnuvamı kazandın' minvalinde bir şeyler söylemiş. Sevecen gülümsemesiyle...

Djokovic:'Burayı en azından 1 kez kazanmama izin verdiğin için teşekkür ederim' demiş.

Bu cümle bana geçen seneki MonteCarlo'yu hatırlattı.
Art arda finaller kaybeden Nadal, Monte Carlo finalinde bu kez kaybetmeyince seremonide Djokovic'e ''thanks for this time'' demişti ve o an o kaybedişlerin sonuydu.

Daha sonra Roland Garros'ta da karşılaşan ikiliden galip ayrılan Rafa olmuştu. #HIS7ORY'yle

Turnuvanın en zevkli maçıydı şüphesiz. Özellikle 2. set seyir zevki yanında heyecan dozajıyla da tatmin ediciydi. HotShot da Rafa'dan ayrıca.





19 Nisan 2013 Cuma

Evvel Zamanın Dört Minikleri

Şimdinin 4 büyüklerinin yıllar önceki 4 minikler hallerini görüyoruz bu fotoğrafta.


Sol üst köşede; dantelli boğaz detayı ve askılı tulumuyla asaleti bir an olsun terk etmeyen ekselansları Federer var.
Aynı zamanda çatık kalkmış kaşları eşliğinde kareleşmeye başlamış ağzıyla adeta 'shut up!' diye haykırıyor.

Hemen altında iri gözleriyle Novak Djokovic. Bu dörtlüden bebekliğine en az benzeyen diyebiliriz. Gözleri de koyu renk çıkmış fotoğrafta. Aksiyona hazır bir duruşu, bakışı var.

Sağ üst köşede; sağ kaşıyla hemen kendini ele veren Rafael Nadal...
Sempatik, şirin ve hareketli olduğu belli.
Sanırım rahatsız eden şort problemi taaa bez zamanlarından kalma. O yaşlarda sürekli düzeltemeyeceği için hiç giymemeyi tercih etmiş :p
Öte yandan herhangi bir problemi de olmayabilir. sonuçta Rafa'nın bu pozlarına sık sık denk gelmek mümkün.

Sağ alt köşede ise her daim hırçın suratıyla kolayca tahmin edebileceğimiz Andy Murray var. Kuzeyde yaşamanın verdiği D vitamini dezavantajıyla Judy Murray tarafından havada güneş belirir belirmez tüm vücudunun bundan istifade etmesi sağlanmış. Ayrıca çimenler üzerinde verdiği pozla da Wimbledon'a gönderme yapılmış. Olur Andy, bir gün o da olur..

17 Nisan 2013 Çarşamba

TOPRAK HÜKÜMDARLIĞI


Dün @sadecetenis twitter hesabında gördüm bu fotoğrafı. Nadal'ın ezici üstünlüğü hemen göze çarpıyor. Toprak ağalığının hakkını veriyor.
David Ferrer'in de güzel bir istatistiği var.  Federer'in yaşlanmasına rağmen iyi oynadığı söylenip duruluyor ama Ferrer adeta yaşlandıkça gençleşiyor. Aralarında 1 yaş var yalnızca. Gerçi bu İspanyolların toprakla değişik bir ilişkileri var gerçekten.

Benim en çok dikkatimi çeken isim Tsonga oldu. Hiç toprak kort turnuvası kazanamamış. Çok ilginç bence. Sonuçta Fransız. Milli kort seçimi toprak olmalı. Roland Garros gibi bir değeri barındıran ülkenin tenisçisi nasıl olur da toprak kort turnuvası kazanamamış olur hayret ettim doğrusu.