vamos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vamos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2014 Pazar

Rafael Nadal - Stan Wawrinka -Avustralya Açık 2014 Final





O maç bu maç değil!

2 yıl sonra Rod Laver'da arz-ı endamını heyecanla beklediğimiz final bu değildi!

Maça her iki taraf da iyi başladı aslında. Biz daha çok Wawrinka'nın oyununa kilitlenmiştik. Rafa'nın minimum 3-1 kazanacağından o kadar emindim ki.

Ancak Stan ilk sette servis kırdı. Kendi servis oyununda da 0-40'ı gördü. Tabi biz bu esnada break'ten emin bir şekilde arkamıza yaslandık ama final maçına mental olarak çok iyi hazırlanmış. 0-40'tan gelip oyununu kazandı ve ilk seti hanesine yazdırdı.

Wawrinka Djokovic'i yenmenin verdiği özgüvenle çıkmıştı bugün. 0-40'tan  gelip -2. servisle hem de- oyun almak ilk grand slam finali için muazzam. Ayrıca Djokovic karşısındaki kanser eden oyunu da yoktu. O sürekli dışara giden toplara çok ümit bağlamıştım ben :(

2. Sette de Stan bariz üstünlük kurdu. Burada Nadal sırtıyla ilgili sorunlar yaşamaya başladı ve kendini biraz zorlayıp servis oyununu bitirdikten sonra sağlık molası aldı.
Wawrinka hakeme problemin ne olduğunu söylemek zorundasın diye saldırgan ses tonuyla huysuzlandı biraz. (bak bak bak daha ilk grand slam finalinde yaptığı hareketlere bak. hayır bir de arkadaşı bu adam. onu da geçtim Nadal yani. cık cık cık. olmadı bu)




Medikal mola bitince Nadal korta döndüğünde seyirci tarafından yuhalandı. NADAL YUHALANDI!. Gerçekten tenis ayaklara düşmüş arkadaşlar. Bu seyirciye bu adam çok fazla. (yazarın gözleri dolu dolu)
Garibimi ağlattılar.





Bundan sonra Avustralya Açık benim için bitmiştir!! "avustralya seyircisi aptal!!" (evet Toni Nadal'dan böyle bir açıklama bekliyorum)

2. seti de kaybeden Nadal 3. Sette tek atımlık kurşununu kullandı ve şeref setini aldı. 2-1
Ayrıca 3. sette Stan çok gergindi.
Seti kazandıktan sonra bile vamos'lamadı yavrum :(
Bir daha sağlık molası almadı ama aralarda sürekli tedavi uygulandı.
Servisleri çok düştü. Zaman zaman baselineda sabit kaldı. Basit toplara koşmadı.






4. sette Wawrinka servis kırdı. 4-2 öne geçti. derken Nadal rebreak'le karşılık verdi. (içimizde hala bir umut)
Wawrinka da re-rebreakle karşılık verince maç da kupa da İsviçreliye gitti.

Nadal Seremoni boyunca göz yaşlarına hakim olmaya çalıştı

Korttan çıktığı anda da... (yazar burada gözyaşlarına hakim olamıyor)







Nadal konuşmasında Stan'i tebrik etti. 'çok iyi arkadaşım. bunu hakettin senin ve ekibin adına çok mutluyum' Ayrıca seyircilere de teşekkür etti (işte yüce gönüllülük böyle bir şey!) 'çok duygusal iki hafta geçirdim. Daha güzel bitirmek isterdim. Üzgünüm.'
Evet tahmin edeceğiniz gibi o iki yüzlü seyirci topluluğundan alkış kıyamet...

Wawrinka da Nadal'ı tebrik etti. 'geri dönüp 1 numara olmak inanılmaz bir iş. Sırtın için üzgünüm (hadi ordan!) umarım kısa sürede iyileşir'

'geçen yıl Djokovic'e 5 sette kaybettiğimde hüngür hüngür ağlamıştım. 1 yıl sonra kazandığıma inanamıyorum. yarın sabahı beklemem gerekecek rüya olmadığına inanmak için'


Ayrıca basın toplantısında Nadal sırtıyla ilgili soru almamış. 'Bugün Stan'in günü benim değil!' demiş.
Seyircinin yuhalamasıyla ilgili soruya da 'Seyirciler her zaman iyi bir mücadele beklerler. Bugün iyi değildim. İstediklerini verebilecek durumda değildim. Daha sonra onlar da bunu anladılar. Asla onlar hakkında kötü bir şey duyamayacaksınız benden' demiş. Sen onları amcana havale et. O halletsin.

Eli sıkıntı olur mu acaba derken bambaşka bir final oldu.

Stan Wawrinka ilk Grand Slam finalinde ilk kupasına Nadal'ı ilk kez yenerek uzandı.











Rafael Nadal kariyer slamini 2. kez tamamlama fırsatını elinden kaçırdı.

Bir slam de böylece bitti.. Diğğ mi ekselansları?


23 Nisan 2013 Salı

9 OLMADI!




Nadal açısından merakla beklenen Monte Carlo.. Gerçi ben Nadal'dan daha büyük bir heyecan ve tedirginlikle beklemiş olabilirim.

Rafa ve malum sakatlıkları.. Uzun uzun bahsettik zaten.
Bu turnuvanın öncesinde Djokovic'in de sakatlık durumu söz konusuydu. Katılıp katılmayacağını bilmediğini söyleyip durdu. maç günü katılmaya karar verdi turnuvanın favorisinin Nadal olduğunu belirterek.. (he canım he)

Çeyrek finalde 'baby Federer' Dimitrov yarı finalde Tsonga tarafından hırpalanan Nadal, yarı finali Fognini karşısında yürüyerek geçen Djokovic'e karşı.

Maç Djokovic'in servisleriyle ve servis kırmalarıyla başladı. Sette durum 5-0'ken (EVET BEŞ SIFIR!!) Nadal ilk servis oyununu alarak durumu 5-1'e getirdi. Ardından Djokovic'in servisini kırarak 5-2 yapsa da Djokovic derhal Nadal'dan servisini geri aldı ve ilk seti 6-2 kazandı.

Nadal, Djokovic'in servisini kırdığında içimizde en ufak bir ümit belirmedi sete dair. Zira Nole bir sonraki sete başlamak için önde olduğu setlerde yapar bunu. Murray'e karşı da yapmıştı geçtiğimiz yıllarda (avustralya ya da amerika açıktı. tam hatırlamıyorum) Oyunun kendi ellerinde olduğunu ezici biçimde karşısındakine hissettiriyor. Bu adam oynarken başka biri oluyor gerçekten.

2. Set Djokovic'in servisleriyle başladı. Nadal şükür uyanabilmişti. Herkes kendi servisine tutunurken Rafa durumu önce servis kırarak sonra zorlanarak da olsa kendi servisine tutunarak durumu 4-2'ye getirdi.
(hadi nadal! vamos Rafaa!! çığrışımları eşliğinde ekran karşısında hop oturup hop kalkıyoruz)

Derken Nole heyecanımızı kursağımıza düğümlüyor ve önce kendi servisini sonra da Rafa'nın servisini hanesine yazdırarak durumu 4-4'e getiriyor.
Durum 5-5'e geldiğinde -hepimizin yüreğinde şimşekler çaktırarak gökler gürleterek- Rafa bu kritik noktada servis kırıyor! 6-5!
Djokovic servisinin kırılmasına da oyun esnasında toplarının dışarı çıkmasına da aşırı reaksiyonlar verdi bu oyunda. Bu pöykürüşler, kendi kendine konuşmalar normal insalar için akli dengesini yitirme emareleri olabilir. Ama Djokovic için az sonra koparacağı fırtınaların habercisi oluyor.


Ve evet.. Djokovic gözlerini belertti!     

Rafa servisine tutunamayarak oyunun tie-break'e girmesine engel olamıyor. Djokovic tiebreak'te oldukça üstün bir performans sergileyerek Nadal'ın 9. kez tahta oturmasına engel oldu ne yazık ki..


8 kez Monte Carlo şampiyonu olarak zaten tarih yazmış bile olsanız 9.'yu kazanamamak bir yıkımdır. (ya da en azından taraftarları için öyle)

Maç sayısında Djokovic hemen orman kaçkını kimliğine bürünerek klasik tarzanlaşma sevinciyle kendinden bir kez daha nefret ettirmeyi ihmal etmedi.






Ayrıca agresif çığlıklarının ardından Wimbledon çimlerinden sonra sanırım bu kez de MonteCarlo toprağının tadına baktı.






Kupa seremonisi klasik centilmen Rafa ve galibiyet çılgınlığını üzerinden atmış dinginleşmiş Djokovic'in karşılıklı övgüleriyle geçti.




Rafa: 'Çok iyi oynadın, tebrik ederim. Favori turnuvamı kazandın' minvalinde bir şeyler söylemiş. Sevecen gülümsemesiyle...

Djokovic:'Burayı en azından 1 kez kazanmama izin verdiğin için teşekkür ederim' demiş.

Bu cümle bana geçen seneki MonteCarlo'yu hatırlattı.
Art arda finaller kaybeden Nadal, Monte Carlo finalinde bu kez kaybetmeyince seremonide Djokovic'e ''thanks for this time'' demişti ve o an o kaybedişlerin sonuydu.

Daha sonra Roland Garros'ta da karşılaşan ikiliden galip ayrılan Rafa olmuştu. #HIS7ORY'yle

Turnuvanın en zevkli maçıydı şüphesiz. Özellikle 2. set seyir zevki yanında heyecan dozajıyla da tatmin ediciydi. HotShot da Rafa'dan ayrıca.