8 Haziran 2013 Cumartesi

Roland Garros 2013 Erkekler Finali RAFA vs. FERRU


Yarı finalde beklenildiği şekilde Tsonga'yı eleyen David Ferrer ve yarı finalde inanılmaz-müthiş-dehşet-korkunç-harika bir maçla Djokovic'i elemeyi başaran Rafael Nadal.. Fransa'da İspanyolların finali...

David Ferrer açısından oldukça önemli ve duygusal bir maç. Tecrübeli tenisçi daha önce hiçbir grand slam'e bu kadar yaklaşmamıştı. Şimdi en iyi olduğu kortta -toprak kortta- o kortun en iyi oyuncusuna karşı -toprak kralına karşı- büyük bir mücadele verecek.

Şimdiye kadarki karşılaşmalarında ve son zamanlardaki karşılaşmalardaki istatistiklerde üstün olan taraf Nadal. Özellikle Ferrer'in mental zayıflığı-gücü sorgulanıyor. Bu eleştirilerden oldukça sıkılmış olacak ki Madrid Open maç sonu basın toplantısında Rafa karşısında 3. setteki oyununun düşüşüyle ilgili mental gücüyle alakalı sorularda mental olarak zayıf olduğunu düşünmediğini söyledi.


Ayrıca Tsonga yarı finali sonrası röpotajda 'vücuduma iyi bakıyorum, yaşım ilerledikçe edindiğim tecrübelerimi korta yansıtıyorum' diyerek kendine güvenini dile getirdi.

Nadal içinse söylenecek o kadar çok şey var ki... Duygusal anlamda onun için de oldukça değerli bir maç.
Bundan birkaç ay önce RG'nin bir hayalden, bir umuttan ibaret olduğunu yazarken şimdi en güçlü adayı olması inanılmaz bir şey...


7 ay gibi bir süre eline raket almamış olup katıldığı ilk GS'de finale çıkmak, şampiyon adayı olmak... Bunun da ötesinde yarı finalde Djokovic'e karşı verdiği 5 setlik müthiş bir mücadele var ki zihinsel bir zaferdir aynı zamanda. Monte Carlo'da yenilmesine rağmen bu 5 setlik zor mücadeleyi sonuna kadar kovalaması, kazanması müthiş.






Bir başka olası muhteşem duygu 8. Roland Garros zaferinin getireceği rekor duygusu olacak. Nadal'ın dönüşünde 'bana fiziksel kuvvet, özgüven veren; kariyerimi zirveye ulaştıran her şeyi özledim' demeçleri verdiği sakatlığın ardından böylesi muhteşem bir rekorda toprağı gözyaşlarıyla nemlendirmesi oldukça muhtemel.


Çok heyecanlı, çok zevkli, çok duygusal bir final bizleri bekliyor..

Hatırlatalım: Rafael Nadal geçen sene de -muhtemelen sakatlığı dolayısıyla- erken veda ettiği Halle Open'dan çekildiğini açıkladı. Yoğun birkaç ay geçirdiğini ve doktorunun tavsiyesi üzerine bu kararı aldığını söyledi. E bi yüreğimize indi tabi ama umarım Wimbledon'da kendini affettirecek :)



ikilinin romantik ve duygusal olduğu kadar eğlenceli anları da mevcut :)

7 Haziran 2013 Cuma

ROLAND GARROS 2013 ERKEKLER YARI FİNALİ/ DJOKOVIC-NADAL





 En akılda kalıcı yarı finaller listesinde üst sıralara tırmanabilecek, müthiş bir maçtı.

Her çeşit puanın-puan kaybının yaşandığı, bir çok kırılma noktasını içinde barındıran, çok kez farklı taraflar için 'buradan bu maçı vermez-döndüremez artık' dediğimiz, hop oturup hop kalktığımız, sonunda djokovic'in hayal kırıklığı yaşadığı ve toprak kralının 7 aylık sakatlığı hiçe sayıp 'hala kral benim' dediği mükemmel bir maç..









İlk sete çok iyi başlayan taraf Djokovic olsa da set ortalarına doğru Nadal ağırlığını ortaya koydu ve 6-4'le ilk seti hanesine yazdırdı.
İkinci setteyse etkin olan taraf Djokovic'ti. kazandığı servis avantajını kaybetmedi ve 6-3'le seti alarak durumu 1-1'e getirdi.








Yaşadığı küçük sakatlık daha sonraki setlerde etkilemesin diye mi bilinmez 3. sette Djokovic oyunu çok zorlamadı, Nadal da affetmedi. 6-1.











































4. set oldukça mücadeleli geçti. son anda servis kıran Nadal maça 2 puan uzaklıktayken bir anda servisini kırdırarak büyük bir şaşkınlık yaşadı ve bu şaşkınlığı da tie-break'te üstünden atamadı. Djokovic maçı final setine taşıdı.



Final setinde tie-break oynanmıyor. Daha setin başında servis kıran Djokovic maçı kazanmaya oldukça yakın görünüyordu. 'god mode on' tenisinde ağrılarından eser yoktu!

Ancak Rafael Nadal servisini geri almayı başardı ve tüm oyunlarda Djokovic'i maçta kalmak için servis atmak zorunda bıraktı. Hata yapanın yandığı final seti 7-9'la Rafa'nın olurken toprak kralı VAM8S'lamaya çok çok yakın artık.




Maçın kırılma anlarından biri Novak Djookovic'in smacından sonra fileye değmesi oldu. Nadal'ın servis oyununda avantaja getirecekken puan Nadal'ın hanesine yazıldı. Burada Nadal'ın ispiyonculuğu adeta fışkırmış. Zor durumdasın tamam da puan da Nole'nin hakkıydı aslında. 'örtmeniiem o yaptıı' tavırları olmamış :(




Başka bir kırılma noktası. Djokovic'in yönlendirdiği rallyde Nadal'ın tweener'ından sonra Djokovic'in epic bir şekilde kaçırdığı smacı görüyoruz. Oldukça şanssız bir an.




Sıradaki Nadal'dan.. Yetişememesi gereken topa muhteşem forehand winner!



Maç içinde 'hot shot' olabilecek şahane vuruşlar vardı.
Nadal'ın üst üste inanılmaz 2 backhand winner attığı, djokovic'in  inanılmaz smaçlar kaçırdığı, Nadal'ın 'nanik' yapan müthiş spinli topları, Djokovic'in toprağa gömülecek şiddetteki forehandleri, bu seviyedeki bir tenis maçında çok ender görülebilecek file puanı, süre ikazı ve ceza puanı.. Gerçekten izlemeyen çok şey kaçırdı.

Nadal'ın da ace konusunda kariyer rekoru kırdığından şüpheleniyorum. 7'den fazla ace attı sanırım. istatistiğe kavuşunca güncellerim.
Eee.. Djokovic korkusu adama böyle ace attırır işte :)




5 Haziran 2013 Çarşamba

Roland Garros 2013 Yarı Final Eşleşmeleri- Erkekler




Erkekler yarı final eşleşmeleri

Ferrer-Tsonga

Djokovic-Nadal 'erken final'






Şu dörtlü arasında Federer'i görmemek gerçekten ilginç. Tsonga'ya yenilmesi çok şaşırttı. Hem de 3 sette.
Uzun tatil yaramadı Federer'e sanırım. Ya da Wimbledon'a saklıyor kendini.
Ya da ben çok iyimserim?





Tsonga'nın yarı finaldeki rakibi Ferrer, toprakta güçlü ve slamsiz tecrübeli bir tenisçi. Arzulu ve sağlam oyunuyla Tsonga'yı eleyecek gibi. Ama deli oğlanın da ne yapacağı belli olmaz.



Diğer yarı final eşleşmesi Djokovic-Nadal adeta bir erken final. VAM8S'lamak isteyen Nadal, kariyer slam'inin peşinden koşan tarzan Djokovic'e karşı.




Nadal çeyrekte Wawrinka karşısından rahat skorlarla yarı finale çıktı. Açıkçası Wawi biraz şaşırttı beni. Sonuçtan gayet memnunum tabi de.. Ama bir set, bir tie-break bir şeyler bekliyordum. 4. turda 5 setlik bir maç oynamasının da bunda etkisi olabilir tabi.

Djokovic ise yaşlı alman kurdu Tommy Haas'ı eleyerek yarı finale çıktı. Haas çok başa baş bir mücadele sergiledi. Haas'ın basit hataları ve Djokovic'in atletik-genç oluşu maçın sonucunu belirlese de Haas'ın hakettiği sonuç bu değildi. (taraflı bakış, duygusal bakış)





Djokovic maç sonu pöykürmeyi de ihmal etmedi sağolsun. 35 yaşında adam var karşında az edepli, az saygılı ol!

 Djokovic'in özgüveni yerinde. Monte Carlo'da Nadal'a karşı kupayı almak onu çok keyiflendirmiş mental olarak. Formuna da güveniyor maç sonu açıklamalarından anladığımız kadarıyla: '5 set de olsa o maçı kazanmak istiyorum'


Djokovic-Haas maçını seyredenler arasında Leonardo Dicaprio da vardı. Acaba neden Philippe Chatrier değil de Suzanne Lenglen'deydi :(



Roland Garros 2013 Yarı Final Eşleşmeleri- Kadınlar

Roland Garros kadınlarda yarı final eşleşmeleri belli oldu.

Azarenka - Sharapova 'bir çığlık senfonisi'

Errani - S.Williams 'orantısız güç kullanımı'


Errani'nin Radwanska'yı elemesi çok sürpriz sayılmasa da rahatlıkla beklenen bir sonuç değildi.  Errani burayı seviyor.
Çİftlerde de Roberta Vinci'yle yola devam ettiğini hatırlatalım.







Yarı finaldeki S. Williams-Errani eşleşmesinin beklenen sonucu iki tenisçinin fotoğraflarını yan yana koyduğumuzda kendini ele veriyor zaten. Bakalım sonuç ne olacak.












Azarenka çeyrek finalde Schiavone'yi eleyerek yükseldi. Özellikle ilk seti 'kıran kırana' geçen mücadelede Schiavone beklediğim direnci göstermedi.

Sharapova çeyrekte Jelena Jankovic'e karşı ilk set bagel yiyerek bizleri şaşırtsa da diğer 2 seti kazanarak yarı finale adını yazdırdı. Burda Jankovic'in oyunu da alkışı hakediyor.






Azarenka-Sharapova maçı kulaklarda vuvuzela etkisi yapabilir. dikkatli olmak lazım. TV'nin ses ayarlarını makul seviyelere indirecek bir maç. Sonunu kestirmek güç ama pes eden taraf olmayacak.


4 Haziran 2013 Salı

SEMPATİK RAIKKONEN

Normalde bu konulu bir yazıyı sevgili blogdaşım dağdeviren'in yazması gerekirdi ama kendisi sorumluluk sahibi bir öğrenci olduğundan biraz meşgul yılın bu zamanlarında. Neyse kendisinin de affına sığınarak aşağıdaki videoyu paylaşıyorum.


Bir Rai-sever değilim. Sevenler de Raikkonen'i sempatik diye sevmez mesela. Soğuktur, buz adamdır, belki yakışıklıdır, karizmatiktir, cooldur, tarzı vardır.. Ancak sempatiklik başka bir şey ve tam da Rai'nin Finlandiyalı genleriyle ters düşüyor.
Ama işte bu videoda 'i have no idea' derkenki birkaç saniyede adam resmen sempatik.Yüzündeki o şaşkın ifadeyle, balıkçıyla sohbetiyle bildiğin sempatik yani. (onun için fazla sempatik)
Bu kelimeyi Rai için söyleyeceğim aklımın ucundan geçmezdi :)

Neyse Kimi'cim haydin selametle.. Yolun açık olsun. Lewis'e de yol veriver.