roland garros 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roland garros 2013 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2013 Pazar

Roland Garros 2013-Final



Geçen yıl yarı finalde karşılaşan ikili bu sene finalde karşı karşıya geliyorlar. İstatistikler doğrultusunda sonucu belli bir maçtı ancak Ferrer'den daha uzun sürebilecek bir mücadele bekliyordum. Yine de mücadelenin hakkını verdi.





Maç seyir zevki açısından malesef tatmin edici değildi. Özellikle de o enfes Djokovic-Nadal yarı finalinden sonra..

Güzel rallyler, güzel puanlar izledik ama izlemeyen de çok şey kaçırmadı.

Nadal turnuva boyunca gösterdiği reaksiyonlarla beni şaşırttı. Bugün de. Normalde sadece 'vamos'layan, yumruğunu sıkan; kaybettiği sayılarda fazla reaksiyon vermeyen Rafa, ellerini başının arasına almaya, kendine kızmaya hatta elini alnına vurmaya başlamış!




Nadal'ın sakatlık sonrası servisleri ve backhand paralelleri çok etkli. Sıkıştığı anlarda ace'e başvurabilecek kadar. Ancak çok daha fazla basit hata yapıyor gibi.


Maça damgasını vuran olay ise protestolar oldu. Bir protestocu elinde meşaleyle korta daldı. Protestolar çocuk haklarıyla ilgiliymiş.




Leonardo Dicaprio da final maçını seyredenler arasındaydı.




Her iki tenisçi açısından da duygusal bir maç oldu. Ferrer'in ilk grand slam finali, Nadal'ın en iyi ve hatta inanılmaz derecede iyi sakatlık dönüşü senaryosu.




Nadal 8. Silahşörler Kupasını Usain Bolt'un elinden aldı





ve her yıl olduğu gibi aynı pozu vermeyi ihmal etmedi :)





Bir grand slam'i n çok kazanan tenisçi olarak tarihe geçti. 27 yaşında gerçek bir efsane. Eğer sakatlık problemi yaşamazsa bu rekoru geliştirecek gibi görünüyor :)





Çocuklarla




King of Clay








8 Haziran 2013 Cumartesi

Roland Garros 2013 Erkekler Finali RAFA vs. FERRU


Yarı finalde beklenildiği şekilde Tsonga'yı eleyen David Ferrer ve yarı finalde inanılmaz-müthiş-dehşet-korkunç-harika bir maçla Djokovic'i elemeyi başaran Rafael Nadal.. Fransa'da İspanyolların finali...

David Ferrer açısından oldukça önemli ve duygusal bir maç. Tecrübeli tenisçi daha önce hiçbir grand slam'e bu kadar yaklaşmamıştı. Şimdi en iyi olduğu kortta -toprak kortta- o kortun en iyi oyuncusuna karşı -toprak kralına karşı- büyük bir mücadele verecek.

Şimdiye kadarki karşılaşmalarında ve son zamanlardaki karşılaşmalardaki istatistiklerde üstün olan taraf Nadal. Özellikle Ferrer'in mental zayıflığı-gücü sorgulanıyor. Bu eleştirilerden oldukça sıkılmış olacak ki Madrid Open maç sonu basın toplantısında Rafa karşısında 3. setteki oyununun düşüşüyle ilgili mental gücüyle alakalı sorularda mental olarak zayıf olduğunu düşünmediğini söyledi.


Ayrıca Tsonga yarı finali sonrası röpotajda 'vücuduma iyi bakıyorum, yaşım ilerledikçe edindiğim tecrübelerimi korta yansıtıyorum' diyerek kendine güvenini dile getirdi.

Nadal içinse söylenecek o kadar çok şey var ki... Duygusal anlamda onun için de oldukça değerli bir maç.
Bundan birkaç ay önce RG'nin bir hayalden, bir umuttan ibaret olduğunu yazarken şimdi en güçlü adayı olması inanılmaz bir şey...


7 ay gibi bir süre eline raket almamış olup katıldığı ilk GS'de finale çıkmak, şampiyon adayı olmak... Bunun da ötesinde yarı finalde Djokovic'e karşı verdiği 5 setlik müthiş bir mücadele var ki zihinsel bir zaferdir aynı zamanda. Monte Carlo'da yenilmesine rağmen bu 5 setlik zor mücadeleyi sonuna kadar kovalaması, kazanması müthiş.






Bir başka olası muhteşem duygu 8. Roland Garros zaferinin getireceği rekor duygusu olacak. Nadal'ın dönüşünde 'bana fiziksel kuvvet, özgüven veren; kariyerimi zirveye ulaştıran her şeyi özledim' demeçleri verdiği sakatlığın ardından böylesi muhteşem bir rekorda toprağı gözyaşlarıyla nemlendirmesi oldukça muhtemel.


Çok heyecanlı, çok zevkli, çok duygusal bir final bizleri bekliyor..

Hatırlatalım: Rafael Nadal geçen sene de -muhtemelen sakatlığı dolayısıyla- erken veda ettiği Halle Open'dan çekildiğini açıkladı. Yoğun birkaç ay geçirdiğini ve doktorunun tavsiyesi üzerine bu kararı aldığını söyledi. E bi yüreğimize indi tabi ama umarım Wimbledon'da kendini affettirecek :)



ikilinin romantik ve duygusal olduğu kadar eğlenceli anları da mevcut :)

7 Haziran 2013 Cuma

ROLAND GARROS 2013 ERKEKLER YARI FİNALİ/ DJOKOVIC-NADAL





 En akılda kalıcı yarı finaller listesinde üst sıralara tırmanabilecek, müthiş bir maçtı.

Her çeşit puanın-puan kaybının yaşandığı, bir çok kırılma noktasını içinde barındıran, çok kez farklı taraflar için 'buradan bu maçı vermez-döndüremez artık' dediğimiz, hop oturup hop kalktığımız, sonunda djokovic'in hayal kırıklığı yaşadığı ve toprak kralının 7 aylık sakatlığı hiçe sayıp 'hala kral benim' dediği mükemmel bir maç..









İlk sete çok iyi başlayan taraf Djokovic olsa da set ortalarına doğru Nadal ağırlığını ortaya koydu ve 6-4'le ilk seti hanesine yazdırdı.
İkinci setteyse etkin olan taraf Djokovic'ti. kazandığı servis avantajını kaybetmedi ve 6-3'le seti alarak durumu 1-1'e getirdi.








Yaşadığı küçük sakatlık daha sonraki setlerde etkilemesin diye mi bilinmez 3. sette Djokovic oyunu çok zorlamadı, Nadal da affetmedi. 6-1.











































4. set oldukça mücadeleli geçti. son anda servis kıran Nadal maça 2 puan uzaklıktayken bir anda servisini kırdırarak büyük bir şaşkınlık yaşadı ve bu şaşkınlığı da tie-break'te üstünden atamadı. Djokovic maçı final setine taşıdı.



Final setinde tie-break oynanmıyor. Daha setin başında servis kıran Djokovic maçı kazanmaya oldukça yakın görünüyordu. 'god mode on' tenisinde ağrılarından eser yoktu!

Ancak Rafael Nadal servisini geri almayı başardı ve tüm oyunlarda Djokovic'i maçta kalmak için servis atmak zorunda bıraktı. Hata yapanın yandığı final seti 7-9'la Rafa'nın olurken toprak kralı VAM8S'lamaya çok çok yakın artık.




Maçın kırılma anlarından biri Novak Djookovic'in smacından sonra fileye değmesi oldu. Nadal'ın servis oyununda avantaja getirecekken puan Nadal'ın hanesine yazıldı. Burada Nadal'ın ispiyonculuğu adeta fışkırmış. Zor durumdasın tamam da puan da Nole'nin hakkıydı aslında. 'örtmeniiem o yaptıı' tavırları olmamış :(




Başka bir kırılma noktası. Djokovic'in yönlendirdiği rallyde Nadal'ın tweener'ından sonra Djokovic'in epic bir şekilde kaçırdığı smacı görüyoruz. Oldukça şanssız bir an.




Sıradaki Nadal'dan.. Yetişememesi gereken topa muhteşem forehand winner!



Maç içinde 'hot shot' olabilecek şahane vuruşlar vardı.
Nadal'ın üst üste inanılmaz 2 backhand winner attığı, djokovic'in  inanılmaz smaçlar kaçırdığı, Nadal'ın 'nanik' yapan müthiş spinli topları, Djokovic'in toprağa gömülecek şiddetteki forehandleri, bu seviyedeki bir tenis maçında çok ender görülebilecek file puanı, süre ikazı ve ceza puanı.. Gerçekten izlemeyen çok şey kaçırdı.

Nadal'ın da ace konusunda kariyer rekoru kırdığından şüpheleniyorum. 7'den fazla ace attı sanırım. istatistiğe kavuşunca güncellerim.
Eee.. Djokovic korkusu adama böyle ace attırır işte :)




31 Mayıs 2013 Cuma

GAEL MONFILS



Monfils estetik ve akrobatik tenisiyle her zaman favori tenisçilerimden biri olmuştur. Öyle ki Ferrer ve Federer'i aynı kişiler zanneden kardeşim ve Federer'i görse tanımayacak olan babam için bile o 'uçan adam Monfils - the kara uşak'tır :) (ama Nadal'ı kardeşim tanıyor, babam da gördüğünde a bu tipsiz Nadal'dı di mi diyerek bildiği bilgisini bizimle paylaşıyor sağolsun)

Neyse bir zamanların ATP 13.'sü, uzun zamandır ortalıklarda görünmeyen Gael Monfils; Roland Garros 2013'te önemli rakipler karşısında 3. tura kadar gelerek adından söz ettirdi.

1. tur maçı Tomas Berdych karşısındaydı. Monfils'in adının yanında parantez içinde gördüğümüz o seksen bir rakamı içimizi burktu daha maç başlamadan. Ve bir sürpriz de beklemiyorduk.

Ancak maç beklendiği gibi başlamadı. Monfils setlerde 2-0 öne geçerek hem bizleri hem Berdych'i şaşırttı. derken dünya 6 numarası kendini toparladı ve 2 set kazanarak maçı final setine taşıdı. Tamam dedim burdan maçı vermez daha Berdo. Zaten Monfils de eski formundan uzak, hem yoruldu da..

Ama öyle olmadı. Monfils ilk turun en güzel sürprizinin altına imzasını attı ve Berych'i evine yolladı.

Bu aslında onun için de sürprizdi maç sonu açıklamalarından anladığımız kadarıyla: 'uzun zamandır bu seviyedeki bir maçı kazanmamıştım' diyerek nadalvari hüzünlendirdi bizleri :(





2. tur maçında yine zorlu bir rakip Gulbis'e karşı yine uzun süren bir mücadele verdi. 6-7 / 6-4/ 7-6 / 6-2'lik setlerle alan, turnuvanın en seyir zevkli maçlarıyla yoluna devam eden Monfils 3. turda İspanyol Robredo'yla eşleşti.


3. turda da iyi mücadele etti ancak ilk 2 turun yorgunluğuyla 5 sete uzayan maçta İspanyolların toprak duvarını aşamadı.
İlk 2 seti kazanmasına rağmen maçı kaybetti. 6-2/7-6/2-6/6/7/6-2.






Uzun mücadelede yorgunluk her iki tenisçinin de yüzünden akıyordu. maç bittiğinde Robredo hem zaferin verdiği mutluluktan hem de muhtemelen yorgunluktan kendini yere bıraktı.








Monfils umarım Wimbledon'da daha iyi olur, daha üst turlara çıkar. Lakin değinmek istediğim bir nokta daha var. O kıyafet ne O saçlar ne!!MONFILS! ben seni bazen cinleri tepesinde, bazen afacan, bazen sempatik anlamlar yüklediğim kabarık saçlarınla sevdim! Nike kolsuzlarınla sevdim!! 



Roland Garros'ta Nadal'ın İlk 2 Turu



Roland Garros ilk turunda Rafael Nadal, Daniel Brands'i 4-6/ 7-6/ 6-4/ 6-3'lük 4 sette geçti.
Maçın özellikle ilk 2 seti oldukça zevkliydi. Brands; kariyerinin belki de en iyi oyunlarından birini oynamakla beraber sakinliğini de korumasıyla dikkat çekti. Ancak 3. setin başlarından itibaren Nadal sazı eline aldı ve kendi kontrolündeki oyunlarla sonuca gitti.



Ayrıca Brands Chuck'taki Kaptan Muhteşem'e (nam-ı diğer  captain AWESOME) benzemiyor mu? :)






2. tur maçları yağmur nedeniyle ertelendi. Nadal ve 2. turdaki rakibi Martin Klizan  korta çıkıp ısındıktan sonra maça başlayamayıp otellerine dönerek maç olamayan günü de dinlenerek geçirememiş oldular. 

Bugün oynanan maçta Nadal,Klizan'a da Brands tarifi uyguladı. ilk seti 6-4 kaybettikten sonra 6-3/6-3/6-3 kazanarak yine setlerde 3-1'lik skorla bir üst tura çıkarken rakibi Klizan da nadalvari vuruşlarıyla akılda kalıyor.

Klizan'ın solak bir raket olduğunu da belirtelim. Toni Nadal maç öncesi Nadal'a ısrarla hatırlattı bu konuyu :)

Ayrıca bugünün galibi yarın tekrar korta çıkıyor. Tabi yağmur engellemezse.. Nadal malesef hem uzun -ilk turlara göre- hem de yorucu maçlarla ilerliyor.


Maç sonu Nadal 'Daha sıcak koşullar istiyorum, güneş görmek istiyorum!' demiş. Ee İspanyol kanında var :)